PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 4.2 Iskit-asur Ilişkileri


the_biggest
03-02-2008, 13:47
4.2 İSKİT-ASUR İLİŞKİLERİ

“Aradan 30 yıl geçtikten sonra, Kral Asarhaddon zamanında (M.Ö. 680-668), İskitlerin Batı İran’da oturan Mana kavimleriyle birleşerek Asur Devleti’nin Urmiye Gölü civarındaki hudutlarından taarruza geçtiklerini görüyoruz.

Öyle anlaşılıyor ki, Asarhaddon zamanında, Asur Devleti’nin kuzey ve kuzeydoğu hudutları barbar kavimlerin istilasına uğramıştı. Bunun üzerinedir ki, Asarhaddon, İskit Kralı Bartatua ile anlaşmak yolunu tercih etmiş, ona kızını vererek İskitleri Manalar ve Kimmerlere karşı savaşmaya sevk etmişti. Bu anlaşmaya göre İskit kralı, Asur’un kuzey hudutlarını tehdit eden Kimmerleri uzaklaştırmaya çalışacaktı. Herhalde İskitler görevlerini yerine getirdiler ki, Kimmerler bu defa Orta Anadolu’da karşımıza çıkmaktadırlar.

“Sakalar hakkında Türk ve İran destanlarında pek çok bilgi mevcuttur. Türk destanlarındaki Alp Er Tunga Sakalar’a en parlak dönemi yaşatan hükümdar olup, İran destanlarında Afrasyap olarak bilinmektedir” (Togan, 1981:33-34).

“İran’da yönetimi ele geçiren Medler, İskitler üzerine yürüyerek onları kuzeye çekilmek zorunda bıraktılar. İskitler Hazar Denizi ile Aral Gölü arasında yaşayan soydaşları Daklar ile kaynaştılar; üç yüzyıl kadar sonra Parthlar adıyla yeniden ortaya çıktılar. Bir kısım İskit grubu da Hindistan’a inerek orada beylik kurdular. Kuban ve Kırım Yarımadası’nda yerleşen İskitler Krallık İskitleri adını aldılar. Kısa zamanda iktisadi bakımdan gelişerek bölgeye hakim oldular. M.Ö. 513’te Dara’nın saldırılarını önledikleri gibi, bütün Karadeniz kıyılarını ele geçirdiler ve Pontus’taki Yunan şehirlerini de vergiye bağladılar. M.S. II. yy’da Sarmatialılar bölgeye hakim oldular ve İskitler’i ortadan kaldırdılar” (Anonim, 1971:427).

“Krallık İskitler’i ülkelerini dört büyük yönetim bölgesine ayırdılar. Her bölgenin başında bir vali, valinin de emrinde ücretli askerler vardı. Vali adaleti sağlamak, vergi toplamak ve bazı Yunan şehirlerinden fidye almakla görevliydi. Halk boylar halinde yaşıyordu. Her boy, reisler veya bir ihtiyarlar heyeti tarafından yönetiliyordu. Bunlar belli zamanlarda valinin veya doğrudan doğruya kralın başkanlığında toplanırlardı” (Anonim, 1990:427).