PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Eski fotoğraflardan yok oluyoruz...


kavanoz
02-01-2008, 10:57
"Eski fotoğraflardan yok oluyoruz..."



Yok oluyoruz, eskiden bile, yetmiyor şimdiki zamanın yok olmuşluğu, gelecekteki yoksunluğumuz bile…
Yine bilmiyoruz yetinmeyi.. Hiç öğrenemediğimiz gibi, anlamıyoruz yine yetmeyi…

Yok oluyoruz anılarımızdan, anılardan, kurulan zamanlardan.
İçe çekilen nefeslerden çekiliyoruz… Kenara, hiç olmamış gibi, inkar etmiyoruz acı çeken yanlarımızı, yırtıyoruz fotoğraflardan tamamlanmış anlarımızı.
Eksik kalıyor, bedenimiz, tenimiz gibi ruhumuz da.
Yırtıkların izlerini yok edemediğimize üzülüyoruz… Üzülecek hiçbir şeyimiz kalmamış gibi, çocuk gibi. Yok etmek istiyoruz tüm izleri.

Eksik: yarım, tamamlanmamış. Kalmamış, bitmiş, tamamlanamaz, imkansız, suratsız…
Yalnızlık değil gibi boşluğun adından bile uzak…

Eski: geçmiş, çok uzak, zaman edatı, zarfı, sıfatı…
Eski zaman masallarında başrollerde olduğumuz bölümler hoşumuza gitmiyor…
Eski…

Silinmek istemi. .

Silinmek istemi: silgiyi eline alıp bir kaç darbeyle yok etmek, beyninden atmak, düşüncelerinden soymak, bir mana da soyutlamak… Sıyırmak. Bedeni giysilerinden organları bedeninden, içini dışına çıkarmak gibi.

Fotoğraflar: tüm kareler, kağıtların üzerine basılmış rollerimiz, gidenle kalan arasındaki tek kanıt 3. şahıslara.
Acil durum: yok edilinmek isteniyor.

Anımsıyorum ki; fotoğraflar, taşınır geçmişin anlarından şimdinin ince hissine doğru yol olan bir zihnin ya da duygunun bağıdır zamanın iplerine.

- ama bu sefer öyle olmuyor. Fotoğraflar kaybedilmek isteniyor, geçmişin hüznünde.
Sanılan bir şey var ki;
- gülüyorum -
yok etmek istemek bir kaçamaktan başka bir şey olamaz hayatın içinde.
silmek kolay olabilseydi, acının izi yüzde çiziklere dönüşmezdi.
- Ve zaten bir rahatlama hissinden başka bir şey olmadı yırtmak.

Resimler kayboldu daha sonra.

- Kimsenin kalbi dayanamazdı buna, fotoğrafların da atan kalbi vardı elbette, hissedilirdi de duyulmazdı, duyan duyardı o başka… Fotoğrafların kalbi birden fazlaydı, gözyaşını sevdiği kadar eskinin verdiği gülünçlüğü de verirdi yüzümüze…

- Beceremedik hüznü içimizden atarak sevgiyle bakmayı, bakarken içimize bir bıçak battı, acıdık acıttık, iki elimizle tuttuk o kağıt parçasını cansız sanıp parçalamak istedik yetmedi gücümüz, zaten kimsenin kalbi dayanmazdı buna. .
Dayanmadı da. .
Fotoğraflar kayboldu, duysam sesini, herkes duyamaz, dinliyorum, duyarım sanıyorum.
Neden diyeceksiniz neden yırtılamadı, ya da neden gücü yetmedi onun.

Onu anlatayım size.
Kenar köşe insanı
Dağınık biraz
Tembel mi diyeyim pis diyeyim bilmiyorum
Yüzü güzeldi
Fotoğraflar çok güzeldi
İyi biriydi
Sözünü tutardı
Severim dedi mi severdi
Gittim dedi mi görmezdiniz bir daha
giderdi
ardına bakmazdı
Fotoğraflar kalmış işte
Kalmış fotoğraflar

Eskiyi hatırladı
Gittiği yerleri
Acıdı tabi içi
kimin içi acımazdı ki
Çok uzaktayken kimin içi acımazdı
Acıdı içi
Kalbi dayanmadı
Yitti işte
Fotoğraflar kayboldu
Arasam bulamam
Duysam diyorum
Herkes duyamaz biliyorum…



alıntı...

the_biggest
02-01-2008, 11:00
[Linkleri görebilmek için üye olmanız gerekmektedir.]