Orijinalini görmek için tıklayınız : Ahmet Kaya, şarkı sözleri...
GİDERİM
Artık seninle duramam
Bu akşam çıkar giderim
Hesabım kalsın mahşere
Elimi yıkar giderim
Sen zahmet etme yerinden
Gürültü yapmam derinden
Parmaklarım üzerinden
Su gibi akar giderim
Artık sürersin bir sefa
Ne cismim kaldı ne cefa
Şikayet etmem bu defa
Dişimi sıkar giderim
Bozar mı sandın acılar
Belaya atlar giderim
Kursun gibi mavzer gibi
Dağ gibi patlar giderim
Kaybetsem bile herşeyi
Bu aşkı yırtar giderim
Sinsice olmaz gidişim
Kapıyı çarpar giderim
Sana yazdığım şarkıyı
Sazımdan söker giderim
Ben ağlayamam bilirsin
Yüzümü döker giderim
Köpeklerimden kuşumdan
Yavrumdan cayar giderim
Senden aldığım ne varsa
Yerine koyar giderim
Ezdirmem sana kendimi
Gövdemi yakar giderim
Bettua etmem üzülme
Kafama sıkar giderim.
SÖYLE
Söyle yağmur çamur
Değmedi yüreğime
Şimdi ben nerdeyim
Sen nerde
Söyle ay doğmadan
Düşmesin yaş gözüme
Şimdi ben nerdeyim
Sen nerde
Dışarıda kar yağıyor
Benim içime yağmur
Ağlama gözbebeğim
Biraz daha dur
Yüregime basa basa
İçimden yar gidiyor
Ağlama iki gözüm
Biraz daha dur
Ay ayy ay yanıyor ömrüm
Vallah yağmur çamur
Değmedi yüreğime
Söyle ben nerdeyim
Sen nerde
Söyle ay doğmadan
Düşmesin yaş gözüme
Söyle ben nerdeyim
Sen nerde
Söyle yağmur söyle
Değmeden yüreğime
Söyle gökyüzüne
O nerde
Söyle ay doğmadan
Düşmesin yaş gözüme
Söyle gökyüzüne
O nerde
Ay ayy ay yanıyor ömrüm
Söyle baksın gece
Dağlardan hasretime
Söyle bilmesen de
O nerde
nerden bileceksiniz
Üstüm başım toz içinde
Önüm arkam pus içinde
Sakallarım pas içinde
Siz benim nasıl yandığımı
Nerden bileceksiniz.
Bir fidandım deriildim
Fırtınaydım duruldum
Yoruldum çok yoruldum
Siz benim neler çektiğimi
Nerden bileceksiniz.
Taş duvarlar yıkıp geldim
Demirleri söküp geldim
Hayatımı yıkıp geldim
Siz benim neden kaçtığımı
Nerden bileceksiniz.
Gökte yıldız kayar şimdi
Annem beni anar simdi
Sevdiğim var kanar şimdi
Siz benim niye içtiğimi
Nerden bileceksiniz.
Bir pınardım kan oldum
Yol kenarı han oldum
Yanıldım ah ziyan oldum
Siz benim neden sustuğumu
Nerden bileceksiniz.
Ben ardımda yas bıraktım
Ağlayan bir eş bıraktım
Sol yanımı boş bıraktım
Siz benim kime küstüğümü
Nerden bileceksiniz.
oy benim canım
Ay ışığı vurmuş
Toprak yanıyor
Toprağın üzerine
Kimler düşüyor
Kimse bu yangını
Görmüyor duymuyor
Onun için mi dağlar
Yıldızlar ağlıyor
Oy benim canım
Yaralı ceylanım
Henüz yolun başında
Solup giden baharım
Ay ışığı vurmuş
Toprak kanıyor
Dudağının kıvrımından
Gözüm nereye sızıyor
Bu kaçıncı baharım
Başlamadan bitiyor
Onun için mi dağlar
Yıldızlar ağlıyor
Yakarım Geceleri
Bu aşkın nüshası rüzgarlarda
Aslı bende kalacak
Bizi hasret saracak
Bulutlar çıldıracak
Ayrılık başımı döndürüyor
Kavuşmayı özlettin
İntiharlar kuşandım
Bu aşkı sen kirlettin
Geçtim borandan kardan
Yitirdim bahçeleri
Ellerimi tutmazsan gülüm
Yakarım geceleri
Bu aşkın nüshası rüzgarlarda
Kahrı bende duracak
Sende ihanet gülüm
Bende matem kalacak
Bu aşkın efkarı şarkılarda
Yüzün bende solacak
Bizi zaman yenecek
Ve anılar kalacak
Geçtim borandan kardan
Yitirdim bahçeleri
Ellerini tutmazsam gülüm
Yakarım geceleri
HANİ BENİM GENÇLİĞİM
Hani benim sevincim nerde
Bilyelerim, topacım
Kiraz ağacında yırtılan gömleğim
Çaldılar çocukluğumu habersiz
Penceresiz kaldım anne
Uçurtmam tel örgülere takıldı
Hani benim gençliğim anne/nerde.
Ne varsa buğusu genzi yakan
Ekmek gibi aşk gibi
Ah... ne varsa güzellikten yana
Bölüştüm, büyümüştüm
Bu ne yaman çelişki anne
Kurtlar sofrasına düştüm
Hani benim gençliğim anne/nerde.
Hani benim sevincim nerde
Akvaryumum, kanaryam
Üstüne titrediğim kaktüs çiçeği
Aldılar kitaplarımı sorgusuz
Duvarlar konuşmuyor anne
Açık kalmıyor hiçbir kapı
Hani benim gençliğim anne/nerde.
Söz : Yusuf Hayaloğlu
Müzik : Ahmet Kaya
SAFAK TÜRKÜSÜ
Beni burada arama
Arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne ağlama.
”Kaç zamandır yüzüm tıraşlı
Gözlerim şafak bekledim
Uzarken ellerim kulağım kirişte
Ölümü özledim anne
Yaşamak isterken delice
Ah... verebilseydim keşke
Yüreği avucunda koşan her bir anneye
Tepeden tırnağa oğla
Ve kıza kesmiş bir ülkeye armağan
Düşlerimle sınırsız diretmişliğimle genç
Şaşkınlığımla çocuk devrederken sırdaşıma
Usulca açılıverdi yanağında tomurcuk
Pir Sultan'ı düşün anne,Şeyh Bedrettin'ni,Börklüce'yi
İnsanları düşün anne
Düşün ki yüreğin sallansın
Düşün ki o an güneşli güzel günlere inanan
Mutlu bir Yusufcuk havalansın.”
Beni burada arama
Arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne ağlama.
”Yani benim güzel annem
Ala şafağında ülkemin yıldız uçurmak varken
Oturup yıldızlar içinde kendi buruk kanımı içtim
Ne garip duygu şu ölmek
Öptüğüm kızlar geliyor aklıma
Bir açıklaması vardır elbet...
Geride masa üstünde boynu bükük kaldı kağıt kalem
Bağışla beni güzel annem
Oğul tadında bir mektup yazamadım diye kızma bana
Elleri değsin istemedim
Gözleri değsin istemedim
Ağlayıp koklayacaktın
Belki bir ömür taşıyacaktın koynunda
Yaşamak ağrısı asıldı boynuma
Oysa türkü tadında yaşamak isterdim.”
Beni burada arama
Arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne ağlama.
“Kısacası güzel annem
Bir çiçeği düşünürken ürpermek yok
Gülmek umut etmek, özlemek
Ya da mektup beklemek
Gözleri yatırıp ıraklara
Ölmek ne garip şey anne
Baba olamayacağım örneğin
Toprak olmak ne garip şey anne
Beni burada arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne, ağlama
Bekle beni anne
Bir sabah çıkagelirim
Bir sabah anne bir sabah
Acını süpürmek için açtığında kapını...”
Söz : Nevzat Çelik
Müzik : Ahmet Kaya
İÇİMDE ÖLEN BİRİ
Bana birşeyler anlat
Canım çok sıkılıyor
Bana birşeyler anlat
İçim içimden geçiyor.
Yanımdasın susuyorsun
Susuyor konuşmuyorsun
Bakıyor görmüyorsun
Dokunsan donacağım
İçimde intihar korkusu var
Bir gülsen ağlayacağım
Bir gülsen kendimi bulacağım.
Depremler oluyor beynimde
Dışarda siren sesi var
Her yanımda susmuş insanlar
İçimde ölen biri var.
Vay, vay, vay, vay, vay...
Hadi birşeyler söyle
Çocuk gözlerim dolsun
İçinden git diyorsun
Duyuyorum gülüm
Gideceğim, son olsun
İçimde soluyorsun
İki can var içimde
Korkular salıyorsun üstüme korkular
Her an başka biçimde.
Yanımdasın susuyorsun
Susuyor konuşmuyorsun
Bakıyor görmüyorsun
Dokunsan donacağım
İçimde intihar korkusu var
Bir gülsen ağlayacağım
Bir gülsen kendimi bulacağım.
İçimde soluyorsun
İki can var içimde
Korkular salıyorsun üstüme korkular
Her an başka biçimde.
Depremler oluyor beynimde
Dışarda siren sesi var
Her yanımda susmuş insanlar
İçimde ölen biri var.
Vay, vay, vay, vay, vay...
Söz : Ahmet Kaya
Müzik : Ahmet Kaya
ARKA MAHALLE
Ağladım göz yaşlarım döndü denize
Ben derdimi kimseye söyleyemedim
Kurşunlara gelirken arka mahlede
Düştüm de yerlere bir of demedim
Başıma neler geldi sana diyemedim
Beni kaçkere dövdüler
Adını söylemedim of of of of
Yıkılsın evin
Ağladım gözyaşlarım düştü ateşe
Yine de bu yangını söndüremedim
Bağıra bağıra yazdım seni içime
Bir kez olsun yüzünü güldüremedim.
Söz : Ahmet Kaya
Müzik : Ahmet Kaya
DİYARBAKIR TÜRKÜSÜ
Diyarbakır ortasında vurulmuş uzaırım
Ben bu kurşun sesini nerde olsa tanırım
Bu dağlarda gençliğim cayı cayır yanarken
Ay vurur gözyaşıma ben gecede kalırım.
Üzülme sen, üzülme başını öne eğme
Gün olur kavuşuruz, dert etme Diyarbakır
Ağlama sen ağlama kanlı bezler bağlama
Bu yangın söner bir gün, ağlama Diyarbakır.
Diyarbakır yolunda toz olmuş dağılırım
Bu hırçın depremlerle sarsılırım kanarım
Arkadaşların yüzü ağır ağır solarken
Gün doğar yaylalara, kahrımdan utanırım.
Ey fırtınalı bayır, ey mazlum Diyarbakır
Dağlarında kızıl ateş, alnımda kızıl bakır
Çiğdemler solar gibi, anneler yanar gibi
Dizlerine döküldüm, ağlama Diyarbakır.
Söz : Yusuf Hayaloğlu
Müzik : Ahmet Kaya
BAŞIM BELADA
Bugün düşünemeyeceğin kadar başım belada
Köşe başları tutulmuş üstelik yağmur yağmada
İler-tutar yani yok
Fişlenmişim adım-eşkalim bilinmekte
Üstelik göğsümde yani tam şuramda
Kirli sakalıyla bir eşkiya gezinmekte
Başım belada
Adamın biri vurulmuş sokakta
Cebinde adresim bulunmuş
Başım belada
Tabancamı unutmuşum helada
Nerden baksan tutarsızlık
Nerden baksan ahmakça
Sevdim inanamayacağın kadar seni esmer kız
Kirpiklerimde çırpınan şu tuzlu gözyaşımda
İhanetin adı yok
Neylersin ki çember daralmakta
Şimdilik hoşçakal yaban çiçeğim
Yasal mermisiyle bir komser yaklaşmakta.
Başım belada
Adamın biri vurulmuş sokakta
Cebinde adresim bulunmuş
Başım belada
Tabancamı unutmuşum helada
Nerden baksan tutarsızlık
Nerden baksan ahmakça
Söz : Yusuf Hayaloğlu
Müzik : Ahmet Kaya
KUM GİBİ
Martılar ağlardı çöplüklerde
Biz seninle gülüşürdük
Şehirlere bombalar yağardı her gece
Biz durmadan sevişirdik
Acımasız olma şimdi bu kadar
Dün gibi dün gibi çekip gitme
Bırakta sarılayım/dolanayım ayaklarına
Kum gibi kum gibi ezip geçme
Sonbahar damlardı damlalarımıza
Biz seninle sararırdık
Aydınlansın diye şu kirli yüzler
Biz durmadan şavaşırdık
Acımasız olma şimdi bu kadar
Dün gibi dün gibi çekip gitme
Bırakta sarılayım/dolanayım ayaklarına
Kum gibi kum gibi ezip geçme
Söz : Ahmet Kaya
Müzik : Ahmet Kaya
AĞLADIKÇA
Dağlarda öfkeli başım
Serhat’ta hep akşam oluyor
Nasipsiz kıştan mı, yamurdan mı yoksa aşktan mı
Ağladıkça, ağladıkça dağlarımız yeşerecek
Görecek, göreceksin
Ağladıkça, Ağladıkça
Geceği tutacağız göreceksin, göreceksin
İlk yazda bitti telaşım
Alnımda hep kavga duruyor
Vakitsiz kırstan mı
Bahardan mı yoksa aşktan mı
Ağladıkça, ağladıkça bozkırlar yeşerecek
Görecek göreceksin
Ağladıkça, Ağladıkça
Güneşi tutacağız göreceksin, göreceksin.
Söz : Gülten Kaya Hayaloğlu
Müzik : Anonim
ADI YILMAZ
Dalyan gibi bir çocuktu
Benim gözümde küçüktü
Küstüde dağlara cıktı
İner mi inmez mi bilmem
Şimdi dağların tozudur
Belki isyanın sazıdır
Halen kalbimde sızıdır
Diner mi dinmez mi bilmem
Adı Yılmaz kendi Yılmaz
Makamı yok dem tutulmaz
Dağlara soru sorulmaz
Döner mi dömez mi bilmem
Mavi gözleri boncuktur
Ölüm korkusu şuncuktur
Azrail atı kancıktır
Biner mi binmez mi bilmem
Parkasına kar yağmıştır
Bir kenarda ağlamıştır
Belki elleri yanmıştır
Söner mi sönmez mi bilmem
Adı Yılmaz kendi Yılmaz
Makamı yok dem tutulmaz
Dağlara soru sorulmaz
Döner mi dömez mi bilmem.
Söz : Yusuf Hayaloğlu
Müzik : Ahmet Kaya
NEREDEN BİLECEKSİNİZ
Üstüm başım toz içinde
Önüm arkam pus içinde
Sakallarım pas içinde
Siz benim nasıl yandığımı
Nerden bileceksiniz
Bir fidandım devrildim
Fırtınaydım duruldum
Yoruldum çok yoruldum
Siz benim neler çektiğimi
Nerden bileceksiniz
Taş duvarlar yıkıp geldim
Demirleri söküp geldim
Hayatımı yıkıp geldim
Siz benim neden kaçtığımı
Nerden bileceksiniz
Gökte yıldız söner şimdi
Annem beni arar şimdi
Sevdiğim var kanar şimdi
Siz benim niye içtiğimi
Nerden bileceksiniz
Bir pınardım kan oldum
Yol kenarı han oldum
Yanıldım ah ziyan oldum
Siz benim neden sustuğumu
Nerden bileceksiniz
Ben ardımda yaş bıraktım
Ağlayan bir eş bıraktım
Sol yanımı boş bıraktım hey
Siz benim kime küstüğümü
Nerden bileceksiniz.
Söz : Yusuf Hayaloğlu
Müzik : Ahmet Kaya
ADI BAHTİYAR
Geçiyor önümden sirenler içinde
Ah eller üstünde, çiçekler içinde
Dudağında yarım bir sevdanın hüznü
Aslan gibi göğsü, türküler içinde.
Rastlardım avluda hep volta atarken
Cigara içerken yahut coplanırken
Kimseyle konuşmaz dal gibi titrerdi
Çocukça sevdiği çiçeği sularken.
Diyarbakırlıymış adı Bahtiyar
Suçu saz çalmakmış öğrendiğim kadar
Geçiyor önümden gül güzlü Bahtiyar
Yaraldığım yerde kalan sazı kadar.
Beni tez saldılar o kaldı içerde
Çok sonra duydum ki Yozgat' ta sürgünde
Ne yapsa ne etse üstüne gitmişler
Mavi gökyüzünü ona dar etmişler.
Gazete de çıktı üç satır yazıyla
Uzamış sakalı çatlamış sazıyla
Birileri ona; ölmedin, diyordu
Ölüm yanında hüzünle gülüyordu.
Diyarbakırlıymış adı Bahtiyar
Suçu saz çalmakmış öğrendiğim kadar
Geçiyor önümden gül güzlü Bahtiyar
Yaraldığım yerde kalan sazı kadar.
Söz : Yusuf Hayaloğlu
Müzik : Ahmet Kaya
DOĞUM GÜNÜ
İnsanların yüzlerini göremiyorum
Boğazım düğüm düğüm çözemiyorum
İstesen de yanına gelemiyorum
Tutsam şu karanlığı
Tutsam da yırtsam
Ah elim tutuşmasa, elini tutsam
Susmasan konuşsan sesini duysam
Tutsam güzel yüzünü bağrıma bassam.
Doğum günüm bugün/gülüm
Doğum günüm gülüm/bugün
Doğum günüm diyorsun;
Doğum günün kutlu olsun
Mutlu ol senelerce
Sana boncuktan kuş yaptım
Konacak pencerene
Karakollar beni alır sorgular gecelerce
Hiç bekleme belki gelmem, gelemem senelerce.
Söz : Ahmet Kaya
Müzik : Ahmet Kaya
SİZ YANMAYIN
Ağlama bu günler gelir de geçer babam
Ağlama bu dertler elbet biter babam
Ocaksız köylerimde dumanlar tüter elbet
Ben yandım sen yanma allah aşkına
“Burda, bu şarkımı söylerken, benim Türkiye’de yaşadığım çok zor günlerde bir merhaba’sını istediğim, fakat o merhaba’yı benden esirgeyen, ulusal anlamda aynı kaderi paylaştığım bütün arkadaşlarıma ve dostlarıma ince bir sitemdir. Umarım bunu anlarlar”...
İki damla gözyaşımla
Satıldım pazarlarda
Kırdılar yüreğimi
Kırdılar azarlarla
Sürgünlere yolladılar
Sabah dörtte yağmurlarla
Ben yandım
Siz yanmayın allah aşkına.
AĞLAMA BEBEĞİM
Ağlama bebek ağlama sende
Umut sende herşey sende
Yağmur gibi gözlerinden akan yaş niye
Bu kırgınlık bu durgunluk sıkıntın niye
Çok uzakta öyle bir yer var
O yerler de mutluluklar
Bölüşülmeye hazır
Bir hayat var
Ağlama bebeğim ağlama sende
Yarın sende herşey sende
Dalıp dalıp derinlere düşünmen niye
Bu suskunluk bu durgunluk kızgınlık niye
AHMET KAYA
**JİLET YİYEN KIZ
O kızı nerede nasıl görsem
Aklımı başımdan alır ağzı
Saçları şıra köpüğü desem
Kaşları bıçak izi kırmızı
Yakut pulları mı/bu ne görkem
Kanlı gözbebeklerindeki yazı
Beni nasıl büyüledi bilmem
Kirpikleri örümcek kırmızı
Kızıl demirden bir ünlem
Salınması yangın yalnızı
Korkmasam öpmeye eğilsem
Dişleri elektrik kırmızı
Çarpılmışım başım sersem
Sevdim jilet yiyen kızı
Göğsündeki kumrulara değsem
Gagaları zehirli kırmızı
Gece gündüz tek düşüncem
Kasıklarımdaki ince sızı
Artık kimseyle sevişemem
Anladım sevişmek kırmızı
Jilet yiyen kız merih'li gecem
Birlikte bulacağız belâmızı
Sonumuz kuşkusuz cehennem
Kırmızı kırmızı kırmızı
**ŞİİRE GAZELE
Senin eşkin meni düşürdü dile
Neçe aşık olur bülbüller güle
Hasret çektim gönül verdim
Seni sevdim meeeen
Böyle bir gözele, eşkimi tezele
Şiire gazele
Gönül verdim men
Şiire gazele
Eyer menden ayrı gezip dolaşır
Menim bu eşkime igane kalsın
Aşaram hem yanaram
Ot tutaram meeen
Böyle bir gözele, eşkimi tezele
Şiire gazele
Gönül verdim men
Şiire gazele
**AH
Yüzünün yarısı göz kadife yansımalı
Bulutlu siyah ah bulutları eflatun
O boy aynasından çıktı fransızın malı
Vişne asidi vardı tadında rujunun
Ah sinema yıldızı filan olmalı
Ağızlığı kristal son derece uzun
Bir kibrit çakıldı mı ah yağmurluklu kız
Alevinden anlamlı dumanlar üfürüyor
Ah çocuk yüzünde gül goncası ağız
Saçlarından incecik su tozu dökülüyor
Sığınak gibi derin ağaçlar gibi yalnız
Karartma başlamış ışıklar örtülüyor
Ellerinde ruh gibi ah portakal kokusu
Kırkmaları morsalkım göz kapakları saydam
Çok vapurun battığı bir liman ******su
Bir hırsla öptüm ki ah ölürüm unutamam
Ay ışığında deniz akordeon solosu
Pırıl pırıl yaşadım üç dakika tastamam
Görkemli çadırında italyan lunaparkın
Sanki zeytin düşürür yerlere gözlerini
Ah tahtına kurulmuş bol sakallı bir kadın
Sutyenler tutmuyor çılğın göğüslerini
Kaşları ip incesi kumral kirpikleri kalın
Kim görse şaşırır sakalının süslerini
Tavana asılmış sosyalist saçlarından
Ah sabah sabah omuzları kan içinde
İşkence sonrası genç bir kadın militan
Yığınlar uğulduyor hummalı gençliğinde
Adı bile çıkmamış dudaklarından
Doğru yaşadığının sımsıkı bilincinde
**KAN KURŞUNDAN SİLİNİNCE
Uçakları nedeyim?
Gökkuşağı gönder bana
Senin olsun süngülerin
Gül dikeni yeter bana
Kan Kurşundan silinince
Kardeş olur kardeş olur eller bana
Kan Kurşundan silinince
Kardeş olur kardeş olur eller bana
Kan Kurşundan silinince
Kardeş olur kardeş olur eller bana
Kan Kurşundan silinince
Kardeş olur kardeş olur eller bana
Silahları nedeyim?
Benim sevgim mavzer bana
Suya attığım çiçekler
Bir gün olur döner bana
Kan Kurşundan silinince
Kardeş olur kardeş olur eller bana
Kan Kurşundan silinince
Kardeş olur kardeş olur eller bana
Kan Kurşundan silinince
Kardeş olur kardeş olur eller bana
Kan Kurşundan silinince
Kardeş olur kardeş olur eller bana
**NERDEN BİLECEKSİNİZ
Üstüm başım toz içinde
Önüm arkam pus içinde
Sakallarım pas içinde
Siz benim nasıl yandığımı
Nerden bileceksiniz
Bir fidandım derildim
Fırtınaydım duruldum
Yoruldum çok yoruldum
Siz benim neler çektiğimi
Nerden bileceksiniz
Taş duvarlar yıkıp geldim
Demirleri söküp geldim
Hayatımı yıkıp geldim hey
Siz benim neden kaçtığımı
Nerden bileceksiniz
Gökte yıldız söner şimdi
Annem beni anar şimdi
Sevdiğim var kanar şimdi
Siz benim niye içtiğimi
Nerden bileceksiniz
Bir pınardım kan oldum
Yol kenarı han oldum
Yanıldım ah ziyan oldum
Siz benim neden sustuğumu
Nerden bileceksiniz
Ben ardımda yaş bıraktım
Ağlayan bir eş bıraktım
Sol yanımı boş bıraktım hey
Siz benim kime küstüğümü
Nerden bileceksiniz
Giderim buralardan
Giderim bir gece vakti
Umurumda olmaz bilirim
Ya beni sararsa
Memleket hasreti
Bağırsan duyamam ki
İstanbul da değilim ki
Çağırsangelemem ki
Varna da değilim ki
Uzaklardayım
Ben bende değilim ki
Ya beni sararsa
Memleket hasreti
Söz Müzik : Ahmet Kaya
Siz Yanmayin
Ağlama, bu günler gelirde geçer babam
Ağlama, bu dertler elbet biter babam
Ocaksız köylerimde, dumanlar tüter elbet
Ben yandım, sen yanma allah aşkına
"burda, bu şarkımı söylerken,
Benim türkiye'de yaşadığım çok zor günlerde,
Bir merhabasını istediğim,fakat o merhaba'yı benden
Esirgeyen
Ulusal anlamda bu kaderi paylaştığım,
Bütün arkadaşlarıma ve dostlarıma
İnce bir sitemdir...
Umarım,
Beni anlarlar"
İki damla gözyaşımla
Satıldım pazarlarda
Kırdılar yüreğimi
Kırdılar azarlarla
Sürgünlere yolladılar
Sabah dörtte yağmurlarla
Ben yandım,
Siz yanmayın allah aşkına
Şimdilik, hoşça kalın gözüm!
Hoşça kal, ey sevgilim Türkiye!
**GAYRI GİDER OLDUM**
Hepten suya verdik
Çünki suyu yoktu
Toprağı, gazı, tuzu, ışığı yoktu
Bu köyleri suya verdik
Eli ayağı tekerleği kanısı yoktu
Ve atı, arabası yoktu
Birkaç kıl keçi bir torba çökelik
Ve tulum peynirine hasrettiler
Ve de gavur içinde yesirdiler
Sanki çarıklarını yemiştiler
Gün olmuş ve dut kurusu süpürge tohumu
Haybedendi yaşamları
Ümmiydiler, gurbetciydiler gülmemişti hiç biri
Ve soğuk, asman, pulur, hıdır öz
Ve huni, su payniği, zalbar
Ve pul ve güci, kırani, haskini
Hesinik, hulmin, kara, pınar, ecüzlü
Vahşin, venk ve payamlı ve süderek
Haritadan silindiler bir sabah
Gayri gider oldum gardaşlar
Ve de kız kardaşlar
Gayri haram bu can bana
Bu toprak damlar bu yollar bana
Bu sevdalar bu ağaçlar haram bana
Oğul uşak birde karım
Kurt bana hastir çeker
Yılan bana çiyan bana
Hastir ceker yılan bana
Lan kardaş bu nasıl yara
Lan kardaş bu nasıl yara
Kanar her yerimden
Dövülmüşüm, sövülmüşüm, kovulmuşum ben
Hastir çekilmişim yani kendi öz yurdumdan
Çeker giderim...
**BU DERT BENİ ADAM EDER**
Egri bugru bakar oldun
Saskin oldum,sakar oldum
Ikide bir yuregimi daga tasa diker oldum
Sunca yildir karanlikta goz kirpmaktan bikar oldum
Benim annem seker annem genclik elden gitti gider
Gece gunduz dolasirim tenhalarda menhalarda
Benim annem guzel annem beni beni beni koyver
Sag yanimda bir sizi var sol yanimda daglar duman
Alti patlar alti patlar bu dert beni bu dert beni verem eder
Dama ciktim damdan dustum
Kilic kestim raki ictim
Sahin oldum ,keloglanin kullahini kaptim kactim
Yare aglar, guler uctum
Yari yolda yorgun dustum
Benim annem kadin annem bu nasil is bana de hele
Gece gunduz dusunurum tenhalarda menhalarda
Aman annem guzel annem beni beni beni koyver
Sag yanimda bir sizi var sol yanimda yandim allah
Alti patlar alti patlar bu dert beni bu dert beni adam eder
**KORU KENDİNİ**
Kaldırınca tabancasını
Nişan almak için sarı saçlıya
Parıldayıverdi gözleri
Koru kendini
Kırlangıçlar uçuştular
Korkudan çığrışıp
Kanat çırparak koru kendini.
Hadi söyle bana müziği seversin sen
Nasıl çalar insan hapishanede
Ağrılardan, sızılardan sonra
Romatizmanın zincirleri kemirdi elleriyle.
İşte nişan aldı tam
Kemanının üstüne
Iskalamaz iyi nişancıdır
Koru kendini
Ama teller gene şakıdılar
Doldular havayı titrek titrek hiç umursamadan.
Hadi söyle bana müziği seversin sen
Nasıl çalar insan hapishanede
Ağrılardan, sızılardan sonra
Romatizmanın zincirleri kemirdi elleriyle.
"Havasız bir delikte
Gıcırdayan somya üstünde yatakta
Yakalanmışsın berbat bir öksürüğe
Hih gel de şarkı söyle.
Ama yine de sarı saçlı adam
Devam etti kemanı çalmaya
Dirildi içimizde ölü düşler."
**İHANET ZİNCİRİNİ TUTAN UTANSIN**
Kimileri hep suçluyor,kimileri sorguluyor...
Yaralı yüreğime, kara çalıyor.
Kimileri hep suçluyor,kimileri sorguluyor...
Yaralı yüreğime, kara çalıyor.
İhanet zincirini tutan utansın
Dönüp arkasına bakan utansın
Dost diye bağrıma bastığım insanlar
Arkamı dönünce vuran utansın
Durmadan hep soruyorlar, aç bırakıp gülüyorlar
Emekleyen yüreğime, usta diyorlar
Usta değil acemi bir işçiyim
Onurlu bir kavganın neferiyim
Dostun dostu düşmanımın eceliyim ben
Bilip de söylemeyen diller utansın
İhanet zincirini tutan utansın
Dönüp arkasına bakan utansın
Dost diye bağrıma bastığım insanlar
Arkamı dönünce vuran utansın
**TIKA BASA PASTIRMA**
Yoklugunun nedeni alfasilindir canim
Antibiyotikler ve saattler ne kadar dakiktirler
Icmesem olmaz
Yoklugunun tunelinden dort gun dort gece gectim
Ruyalarimda yanimdaydin hep seni ictim
Kac sehir gectim ama olmuyor
Sigaramda seni istiyor annem nerde diyor
Agliyorum sesli sesli hemde cok sesli
Agzi tika basa dolu pastirma
Ice disa basa kica kar yagiyor
Ona buna suna bana laga luga etme
Buralara oralara kar yagiyor
Agzi tika basa dolu pastirma
Ice disa basa kica kar yagiyor
Ona buna suna bana laga luga etme
Buralara oralara ar yagiyor
Bak aksam oldu yine icime bir kurt dustu
Atsam kendimi mi barlara
ici dolu bardaklara bir icsem bir icsem
Seni gorsem
Bahanemsin zaten tek bahanemsin
Sigindigim yoksul hanemsin
Sanki annemsin olmasam olecekmisin
Pazar pazartesi sali sonda
Piyongo basima boktur basima bir guvercin kondur
ise ise bosver ise calis malis kostur
Meyhaneci memo etrafi cok acayip kesiyor
Ikran gene ask kendinden geciyor
Insanlarda bu aksam ne bicim iciyor
Hadi sende ic
Sende ic
P....c…
**DERİN BİR AH ÇEKTİM İÇİM YANDI**
Derin bir ah cektin icim yandi
Kiyamaz gozum gozlerine
Ruyalarimdan gelip gecersin
Varamaz elim ellerine
Tren yolunda raylar uzar
Uzarda nereye gider
Aya gider, suya gider ,yola gider, yar gider
Benimde basima gelenler adami kanser eder
Benimde basima gelenler insani kanser eder
Derin ah cektin icim yandi
Dayanmaz gonlum hasretine
Arzularimdan gelip gecersin
Yaslanmaz basim dizlerine
Gurbet olunca yollar uzar
Uzarda nere gider
Daga gider ,tasa gider, askka gider ,yar gider
Benimde basima gelenler adami kanser eder
Benimde basima gelenler insani kanser eder
Derin bir ah cektin icim yandi
Yetismez omrum gencligine
Son nefesimden gelip gecersin
Yagmaz gozum ellerine
Daragacinda ipler uzar
Uzarda nere gider
Cana gider, kana gider, sona gider, yar gider
Benimde basima gelenler adami kanser eder
Benimde basima gelenler insani kanser eder
**GÜL DİKENİ**
Uçakları nedeyim
Gökkuşağı gönder bana
Senin olsun süngülerin
Gül dikeni yeter bana.
Kan kurşundan silinince
Kardeş olur, kardeş olur eller bana
Kan kurşundan silinince
Kardeş olur, kardeş olur, kardeş olur eller bana.
Silahları nedeyim
Benim sevgim mavzer bana
Suya attığım çiçekler
Bir gün olur döner bana.
Kan kurşundan silinince
Kardeş olur, kardeş olur eller bana
Kan kurşundan silinince
Kardeş olur, kardeş olur, kardeş olur eller bana
AN GELİR
Paldır küldür yıkılır bulutlar
Gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
O eski, o eski heyecan ölür
An gelir biter muhabbet
Şarkılar susar heves kalmaz
Şataraban ölür
Şarabın gazabından kork
Çünkü fena kırmızıdır
Kan tutar / tutan ölür
Sokaklar kuşatılmış
Karakollar taranır
Yağmurda bir militan ölür
An gelir
Ömrünün hırsızıdır
Her ölen pişman ölür
Hep yanlış anlaşılmıştır
Hayalleri yasaklanmış
An gelir şimşek yalar
Masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
Direkler çatırdar yalnızlıktan
Sehpada pir sultan ölür
Son umut kırılmıştır
Kaf dağı' nın ardındaki
Ne selam artık ne sabah
Kimseler bilmez nerdeler
Namlı masal sevdalıları
Evvel zaman içinde
Kalbur saman ölür
Kubbelerde uğuldar baki
Çeşmelerden akar sinan
An gelir
-la ilahe illallah-
Kanuni süleyman ölür
Görünmez bir mezarlıktır zaman
Şairler dolaşır saf saf
Tenhalarında şiir söyleyerek
Kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
Saatli bir bombadır patlar
An gelir
Attila ilhan ölür
Ahmet kaya'nın tüm şarkı sözlerine [Linkleri görebilmek için üye olmanız gerekmektedir.] adresinden
ulaşabilirsiniz arkadaşlar.
ÜŞÜR ÖLÜM BİLE
Bir ormanda tutup onu bagladılar agaca
Yumdu sanki gözlerini uyur gibi usulca
Bir soguk yel eser
Üsür ölüm, ölüm bile
Anlatır akan kanı beyaz sesiyle...
Diz çöktüler karsısında
Sonra ates ettiler
Parçalanan yüregine yuva kurdu mermiler
Bir soguk yel eser
Üsüm ölüm, ölüm bile
Anlatır akan kanı beyaz sesiyle...
Gelip kondu bir güvercin ellerine o gece
Kırmızı bir çelenk oldu bileginde kelepçe
Bir soguk yel eser
Üsüm ölüm, ölüm bile
Anlatır akan kanı beyaz sesiyle...
AYNI DALDAYDIK
Saat 21'i vuranda
Burada kan panalar çalardı
Burada.
Burada hasret ve dert
Sen nerdeydin?
Bugün
Bugün görüş günümüz
Herkes geldi, sen nerdeydin?
Aynı daldaydık
Aynı daldaydık
Aynı daldan düştük ayrıldık
Aramızda yüzyıllık zaman
Yol yüzyıllık
Tam yüzyıl
Tam yüzyıl oldu yüzünü görmeyeli
Gözlerin içimde durmayalı.
Dokunmayalı sıcaklığına karnının
Tam yüzyıldır bekler beni bu şehirde bir kadın
Aynı daldaydık
Aynı daldaydık
Aynı daldan düştük ayrıldık
Aramızda yüzyıllık zaman
Yol yüzyıllık
vBulletin v3.7.1, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.