PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 93 yıllık sahtekarlık belgesi!....


Realist_17
03-04-2008, 21:22
KKTC'nin kapalı Maraş bölgesindeki evine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne dava açan Myra Xenides-Arestis'in evinin vakıf malı olduğu, tapusunun da hukuka ve yasalara aykırı olarak 93 yıl önce ''mülhak vakıf'' kaydıyla, Arestis ailesinin üzerine tescillendiği belgelendi. Tapu, İngiliz yönetimi sırasında Türk vakıf mallarının Rumlar tarafından nasıl gasp edildiğini net biçimde gösteriyor.
Cumhuriyet'in ulaştığı belgeler AİHM'ye dava açan Myra Xenides-Arestis'in evinin Abdullah Paşa Vakfı'nın malı olduğunu gösteriyor.
KKTC'nin kapalı Maraş bölgesindeki evine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) dava açan Myra Xenides-Arestis 'in evinin vakıf malı olduğu, tapusunun da hukuka ve yasalara aykırı olarak 93 yıl önce ''mülhak vakıf'' kaydıyla, Arestis ailesinin üzerine tescillendiği belgelendi.

Cumhuriyet , Arestis'in dava konusu olan evinin resmi tapu belgesine ulaştı. Maraş bölgesinin açılması ve Arestis'in ardından zincirleme dava beklentisinin yaşandığı dönemde, Kıbrıs'taki siyasi süreci tamamen Türkiye lehine değiştirebilecek olan tapu, İngiliz yönetimi sırasında Türk vakıf mallarının Rumlar tarafından nasıl gasp edildiğini net biçimde gösteriyor.

15 Eylül 1913 tarihli tapu kaydı, Arestis'in evinin ''Abdullah Paşa Vakfı'' nın malı olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Tapunun, söz konusu mülke ilişkin olarak ''Eğer vakfedilmişse'' ibareli bölümünde, mülkün ait olduğu vakfın adının, Abdullah Paşa , vakfın cinsinin ise ''Mülhak'' şeklinde tescil ettirilmiş olduğu açıkça görülüyor.

''Allaha adanarak'' vakfedilen malların, satılması, devredilmesi veya kiralanması söz konusu değil. Arestis'in tapusunda ''babasından miras kaldı'' ifadesi dikkat çekerken, vakıf malı olduğu, tapu üzerindeki kayıtlarda tescillenmiş olan bir mülkün nasıl babadan miras kaldığı sorusu da yanıtsız kalıyor. Türkiye, söz konusu tapuyu, Arestis davasında ''evrakların verilmesinin son gününde'' AİHM'ye sundu. Ancak AİHM söz konusu belgeyi dikkate almadı. Buna gerekçe olarak da, yüksek mahkemenin evin mülkiyetiyle değil, içinde oturan kişinin mağdur olup olmamasıyla ilgilenmesi gösterildi. Arestis de AİHM'ye başvurusunu, evinin tapusu olmadan yapmıştı. Tapunun yandığını ileri süren Arestis, AİHM'ye, Rum yönetimi İçişleri Bakanlığı'nın, söz konusu evin kendisine ait olduğunu belirten bir yazısını verip dava açmıştı. Ancak tapunun yanmadığı, geçen aylarda Magosa'da yapılan evrak tasnif çalışmaları sırasında ortaya çıkmıştı.